Haber

Devlet Bahçeli’den Anayasa Mahkemesi Yorumu

İçişleri Bakanı Soylu’nun Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararı sert sözlerle eleştirmesinden sonra; MHP Genel Başkanı Bahçeli de Anayasa Mahkemesi için “Yeni hükümet sistemin doğasına uygun şekilde baştan yapılandırılmalıdır.” Anayasa Mahkemesi..

Devlet Bahçeli’den Anayasa Mahkemesi Yorumu

İçişleri Bakanı Soylu’nun Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararı sert sözlerle eleştirmesinden sonra; MHP Genel Başkanı Bahçeli de Anayasa Mahkemesi için “Yeni hükümet sistemin doğasına uygun şekilde baştan yapılandırılmalıdır.”

Anayasa Mahkemesi bu aralar devamlı siyasetin gündemine geliyor. Son olarak da “Karayollarında toplantı ve gösteri düzenlenemez” kararını iptal etmesinden sonra İçişleri Bakanı Soylu’nun tepkisini çeken; mahkemeyle alakalı şimdi de Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Bahçeli konuştu.

Bahçeli “Anayasa Mahkemesi yeni hükümet sistemin doğasına uygun şekilde; yeni baştan yapılandırılmalıdır.” Türk siyasetinin önemli isimlerinden olan ve erken seçim, af yasası; çıkışlarıyla bu konularda belirleyici olan Devlet Bahçeli, yine çok konuşulacak sözlere imza attı.

Anayasa Mahkemesi’nin geçmişi, bugünü ve geleceği hakkında konuşan Bahçeli şunları söyledi. “Sıcak tartışmaların yaşandığı, ülkemizin çevresinde vasat bulan gerilim ortamının; dalga boyunda yükselişlerin gözlendiği bir zaman aralığında, TBMM 27’inci Dönem 4’üncü Yasama yılına 1 Ekim 2020 tarihinde başlayacaktır.
Gazi Meclisimiz milli iradenin tecelli merkezi, milli hedef ve özlemlerin takip mekânı, temin merciidir.

CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ’NİN YERLEŞMESİ TEMEL GÜNDEM OLMALI

Türkiye’nin daha demokratikleşmesi, daha gelişmesi, bölgesinde ve küresel sistemde daha etkili olması bir yanda; TBMM’nin tarihsel gücüne, diğer yanda da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin müessir vasfına bağlıdır.

Bugün ülkemiz devamlı tahkimi ve ikmali yapılan bir husumet cephesiyle karşı karşıyadır. Milli güvenliğimizin sağlam esaslara bağlanmasının yanında, iç huzur ve istikrar ortamının kökleşmesi için; bilhassa Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bütün kurum ve kurallarıyla yerleşmesi temel gündem olmalıdır.

HUKUK SİSTEMİ ELE ALINMALIDIR

Bu maksatla da yeni hükümet sistemi Parlamenter Sistemin bütün kamburlarından, bütün bağlarından, bütün engellerinden ayıklanmalı, arındırılmalıdır.

Nihayetinde hakim ve havi hukuk sistemi mutlaka ele alınmalı, darbe dönemlerinin ürünü ve mirası olan; yargı müessesleri demokratik bir içeriğe kavuşturulmalıdır.

BAŞKANLIK SİSTEMLERİNDE AYM DEĞİL YÜCE MAHKEME OLUR

Özellikle Başkanlık Sistemiyle yönetilen ülkelerde yargının en üst organı olarak “Yüce Mahkeme” veya “Yüksek Mahkeme”ler yer almaktadır.

Buna karşılık Parlamenter Sistemle yönetilen ülkelerde ise Anayasa Mahkemeleri bulunmaktadır.

Hâlbuki ülkemizde tarihi nitelikli bir yönetim reformu yapılmış, egemenliğin yegane sahibi aziz Türk milleti; 16 Nisan 2017’yılında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni tercih etmiş, Parlamenter Sistem dönemi kapanmıştır.

Milli bekamızı tehdit eden devasa sorunlara daha etkili karşılık Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle verilmektedir.

TERÖRLE MÜCADELEDEKİ BAŞARI CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ SAYESİNDE

Anti-demokratik girişimlerin önü yine bu hükümet sistemiyle kesilmektedir. Terör mücadeledeki başarılar, sınır ötesindeki operasyonlar, egemenlik haklarımızın muhafazası Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde daha hızlı ve tesirli bir hale gelmiştir.

Ekonomik saldırılara direnç, Kovid-19 salgınıyla kararlı mücadele yeni hükümet sisteminin sunduğu güçlü sevk ve idareyle arzu edilen seviyelere ulaşmıştır.

DARBELERİN ARDINDAN KURULAN KURUMLARDAN KURTULMALIYIZ

Parlamenter Sistem’in oluşturduğu kurumların tekrardan yapılanması ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne fonksiyonel açıdan müzahir noktaya taşınması artık kaçınılmaz bir zarurettir.

Demokrasinin ilkeleriyle ve aziz milletimizin iradesiyle temellenen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni; darbelerinden sonra tesis ve tezahür eden kurumların küflü prangalarından kurtarmak asıl olmalıdır.

ANAYASA MAHKEMESİ BAŞTAN YAPILANDIRILMALIDIR

Bunlardan birisi de ilk defa 1961 yılı Anayasa’sı ile hukukumuza giren, esas itibariyle 1960 yılı darbesinin oluşturmak istediği; demokrasi dışı yapıyı korumak için ihdas edilen Anayasa Mahkemesi’dir.

Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi yeni hükümet sisteminin doğasına uygun şekilde yeni baştan yapılandırılmalıdır.

YASSIADA’DA İDAM KARARI VEREN BU LEKELİ YAPI

27 Mayıs darbecilerinin, 12 Haziran 1960 tarihinde çıkardığı “1” numaralı geçici kanun ile; hem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin hak ve yetkileri hem de Türk milleti; adına yapılan yargılama yetkisi “Yüksek Adalet Divanı” adı verilen icazetli ve boyunduruk altındaki yapı tarafından gasp edilmiştir.

Yassıada’da millet iradesini yargılayan ve dönemin bakanları ile başbakanına idam kararı veren de; bizzat bu gayrimeşru lekeli yapı olmuştur.

Bahse konu Yüksek Adalet Divanı’nın birçok üyesi ise maalesef o dönemde kurulan Anayasa Mahkemesi’nin; kurucu üyeleri olmuş, bu mahkemenin ana iskeletini oluşturmuşlardır.

Kaldı ki Yüksek Adalet Divanı Başkanlığı sıfatıyla 27 Mayıs darbesinin tetikçiliğini yapan; Salim Başol, ilerleyen yıllarda Anayasa Mahkemesi asıl üyeliğine seçilmiştir.

Mahkeme’nin Anayasa’ya uygun kararlar vermesi beklenirken siyasi ve ideolojik saplantılara kapılması millet vicdanında derin yaralar açmıştır.

AYM TÜM UNSURLARIYLA YENİDEN MASAYA YATIRILMALIDIR

Bu sebeple Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sağlıklı bir zeminde devamını ve güçlenmesini mümkün kılacak reformların gecikmeksizin yapılması acil bir ihtiyaçtır.

Ahlaki ve siyasi bir uzlaşmayla, 1960 darbesinin bütün izlerinin ortadan kaldırıldığı, zulüm olan; yargılamaların tüm sonuçlarının yok sayıldığı bir dönemde, Anayasa Mahkemesi de tüm unsurlarıyla yeniden masaya yatırılmalıdır.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ruhu ve esaslarıyla birlikte, yüksek demokratik standartlar bunu gerektirmektedir.

DİVAN-I ALİ KURULMASI TÜRKİYE’NİN GÜCÜNE GÜÇ KATACAKTIR

Türkiye’nin demokratikleşme sürecini hızlandıran Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle çelişmeyecek; demokratik, etkin, adil, tartışmaların odağı olmaktan çıkarılmış bir “Yüce Mahkeme”, deyim yerindeyse bir “Divan-ı Ali” kurulması Türkiye’nin gücüne güç katacaktır.

Siyaset kurumunun görevi, yaşanan karanlık dönemlerin muhasebesi ile geleceğin Türk asırlarının, Türk nesillerinin ihtiyaçlarını; tespit etmek, kudretli devlet inşası için gerekli demokratik adımları ve atılımları süratle hayata geçirmektir.

Geçmişin hüzünlü ve kaotik dönemlerinden hukuken, fiilen, fikren ve ruhen kurtuluş bu şekilde sağlanacaktır.

ANAYASA MAHKEMESİ SAKATTIR

Anayasa Mahkemesi’nin son zamanlarda verdiği kararlar sancılı ve sakattır. Hak ihlalleri adı altında, milli haklara ve adalet duygusuna telafisi imkansız zararlar verilmektedir.

Türkiye darbelerle yüzleştikçe, darbelerin demokrasi karşıtı kurumlarıyla hesaplaştıkça istikbal ve istiklalini sarsılmaz biçimde güvenceye alacaktır.

Yeni Yasama Yılının başlangıcında bu konunun samimi, sağduyulu, önyargısız, demokrasi ahlakına ve milli; gerçeklere münasip ölçülerde değerlendirilip tartışmaya açılması halisane beklentimizdir.”

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL